Türkiye ve İran, Suriye konusunda anlaşmazlıkta
Nüfuz yarışına giren İran ve Türkiye arasındaki ilişkiler, Suriye konusunda soğuyabilir.
Southeast European Times için İstanbul'dan Aaron Stein'in haberi – 17/08/11
Suriye-Türkiye ilişkileri Esad rejiminin zalim baskı operasyonu yüzünden bozulmaya başlarken, İran ile Türkiye arasındaki farklı perspektifler, Türkiye-İran ilişkileri açısından sorun yaratabilir.
-
Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad geçen ay İran'da bir araya geldiler. [Reuters]
-
İlgili Makaleler
Kürt milliyetçiliğini bastırmadaki karşılıklı çıkarlar ve enerji konusunda birbirlerine karşı artan bağımlılığın beslediği Türkiye-İran ilişkileri, 2000'lerin başlarında yeni bir ivme kazandı. Diplomatik yakınlaşma, iktidardaki AKP'nin seçilmesi ve "sıfır sorun" dış politikasını uygulamasıyla büyük oranda örtüştü.
RAND Corporation'dan uluslararası siyaset analisti Alireza Nader SETimes'a verdiği demeçte, "İki ülke arasındaki ilişkiler, ekonomik ve siyasi işbirliği açısından oldukça hızlı ileriliyor. Devletler, Orta Doğu'da kendilerini yakınlaştıran bir takım ortak çıkarlara sahipler. Fakat Suriye'deki durum çok fazla gerginlik yaratma potansiyeline sahip." dedi.
İran ve Türkiye'nin Suriye'nin istikrarındaki çıkarları, çok farklı nedenlerden olsa da 1990'ların sonlarında birbirine yaklaştı. Türkiye-Suriye yakınlaşması, Ankara'nın PKK ile mücadelenin yanı sıra Türkiye'nin Orta Doğu'daki ekonomik varlığını artırma arzusuyla da ilerledi.
İran için Suriye, uzun zamandır İsrail-Filistin ihtilafına ve Orta Doğu'da patlamak üzere olan diğer ihtilaflara giriş noktası görevi görüyor.
"İran, başta Doğu Akdeniz sahilleri ve Lübnan'da olmak üzere, Orta Doğu'da etkili olabilmek için Başer el Esad'ın rejimine son derece bağımlı." diyen Nader şöyle devam ediyor: "İran'ın Suriye dışında hiçbir büyük müttefiki yok. Rejim devrilirse, İran'ın nüfuzu zayıflayabilir."
Türkiye-İran ilişkileri konusunda uzman Elliot Hentov da buna katılarak, SETimes'a verdiği demeçte Suriye rejiminin devrilmesi halinde, İran'ın Arap-İsrail ihtilafına girmek için bütün araçlarının kaybolacağını" söyledi. "Bu da İran'ın bölgesel tecritini artıracaktır."
İran'ın en iyi durum senaryosu, "Esad'ın bir şekilde iktidarda kalıp zayıflamış bir müttefik olarak kalması."
Nader, öte yandan Türkiye'nin "seçeneklerini açık tuttuğunu" söylüyor. "Ülke, kendisini muhalefetle ilişkilendirip baskı rejimini kınarken, Esad rejimiyle ilişkilerini de hala sürdürüyor."
Yine de, hükümetin bütün seviyelerinde aylardır gerçekleşen temaslar sonrasında, Türkiye'nin sabrı taşma noktasına ulaşıyor. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 16 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, açıkça tehdit etmeden, sivillere yönelik operasyonlar derhal sona ermediği takdirde, Suriye rejimiyle konuşulacak hiçbir şey kalmayacağını söyledi.
İran, Esad sonrası Suriye'ye hazırlanmak için bir takım geçici adımlar atmış durumda. İran'ın Press televizyonuna göre, İran parlamentosunun Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komitesi başkanı Alaeddin Boroujerdi gazetecilere verdiği demeçte, "İran, Müslüman dünyası ve bölge ülkelerinin Suriye'deki krize son verme çabalarını onaylamakta." dedi.
Ancak Boroujerdi, Esad'ı doğrudan eleştirmemekle birlikte, onun yerine ABD ve İsrail'i protestoları kışkırtmak ve protestocuları desteklemekle suçlamayı seçti.
İran'ın protestocuları bastırmada Esad rejimine yardım ettiği iddia edilirken, Türkiye, Esad'ı reforma ve şiddete son vermeye çağıran birleşik bir mesaj göndermede ABD ve Avrupa ile yakın işbirliği yaptı.
Aynı röportajda Boroujerdi, Türkiye'nin "tehditkar bir tavır" benimsediğini öne sürerek, Ankara'yı Suriye'ye karşı daha ihtiyatlı bir tutum sergilemeye çağırdı. Yetkili, Türkiye'yi İran, Suriye ve Hizbullah'a verdiği sözde desteği kesme konusunda da şiddetle eleştirdi.
Hentov'a göre, Türkiye karşıtı söylemin artması "sadece yoldaki bir tümsekten daha fazlası ve aslında daha derinde yatan sorunların bir işareti".
Nader, "Türkiye ve İran, Orta Doğu'da azılı rakipler değil, fakat yarışmacı gibiler." diyerek şöyle devam ediyor: "Bu yarışmanın salt rekabete dönüşeceği anlamına gelmiyor, fakat özellikle Esat düşer ve İran Türkiye'yi onun düşüşüne yataklık ediyor şeklinde görürse, çok fazla gerginliğe yol açabilir."























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası