AP raporu, sivilleşme süreci ile ilgili tartışma yarattı
Avrupa Parlamentosu raporu, bir yandan ordu üzerinde daha fazla sivil denetim sağlanması çağrısında bulunurken, diğer yandan da Balyoz ve Ergenekon davalarının yargı sürecine ilişkin kaygıları dile getirdi.
SES Türkiye için Ankara’dan Tülin Daloğlu’nun haberi -- 04/04/12
Avrupa Parlamentosu’nun ilerleme raporu, sivilleşme ile demokratikleşme arasında bir denge kurma mücadelesi içindeki Türkiye’de sivil-ordu ilişkilerine dair tartışmaları yeniden alevlendirdi.
-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 15 Aralık 2011’de beraberindeki Yüksek Askeri Şura üyeleri ile bir törene katılıyor. [Reuters]
İlgili Makaleler
Bu arada, “Türk Silahlı Kuvvetleri’nin süregelen laik bütünlüğünün ve operasyonel kabiliyetinin garantiye alınmasının gereğini” vurgulayan tartışmalı ifadenin, 29 Mart’ta kabul edilen nihai rapordan çıkarıldığı da dikkat çekti.
Bağlayıcı niteliği bulunmayan raporda, bunun yerine, “sivillerin askerler üzerindeki kontrolünün artırılmasına yönelik adımlardan duyulan memnuniyet” dile getirilirken, askeri harcamaların Sayıştay’ın tam denetimine açılması; jandarma ve diğer askeri kuvvetlerin, sivil yargı denetimine sokulması talep edildi.
Öte yandan, AP, dördüncü yılına giren Balyoz ve Ergenekon davalarının yargı sürecine dair “kaygı duyulduğunun” da önemle altını çizdi. Dava ismi vermeden yapılan eleştiride, mahkemesi öncesi tutukluluk sürelerinin uzunluğuna vurgu yapılarak, bunun sanıklar açısından “yargısız infaz” anlamına geldiği kaydedildi.
Türk Silahlı Kuvvetleri, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, kendisini laik devletin koruyucusu olarak konumlandıran bir kurum olageldi. Şimdilerde, ülkenin demokratikleşme yolunda uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu sivilleşme süreci, AK Parti hükümeti idaresinde devam ederken, hem ülke içinde, hem yurt dışında bu sürecin amacının gerçekten de ileri demokrasi seviyesine ulaşmak olup olmadığı sorusu akılları meşgul ediyor.
SES Türkiye’ye konuyla ilgili bir demeç veren AB Bakanı Egemen Bağış’a göre, “bugün Türkiye’de sivil-ordu ilişkileri, geçmişte hiç olmadığı kadar AB standartlarına uygun durumda.”
Buna karşılık, uzun yıllardır İstanbul’da yaşayan analist-yazar Gareth Jenkins, “Uluslararası toplumda, Türkiye’nin askeri vesayetten çıkıp sivil vesayete geçtiği yönünde bir endişe söz konusu,” diyor.
“Ergenekon ve Balyoz davaları kapsamında 400’e yakın emekli ve muvazzaf askeri personelin yargılanmakta olduğuna” değinen Jenkins, muvazzaf general ve amirallerin ise yüzde 16’sının tutuklu olarak mahkemeye çıkarılmayı beklediklerini de ekliyor.
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Aktar ise, asker üzerinde henüz tam manasıyla sivil bir denetim kurulmadığını düşünüyor.
“Sivilleşme, sadece askerin bir daha darbe girişiminde bulunup bulunamayacağı ile ölçülemez,” diyen Aktar, Türkiye’de bugün ordunun bütçesi ve askeri yargı üzerinde herhangi bir sivil denetimden söz etmenin mümkün olmadığını ifade ediyor.
Hürriyet gazetesi Ankara temsilcisi Metehan Demir de ordunun tam olarak sivil denetim altına alınması için daha fazla adımlar atılması gerektiğini söyleyenlerden. AK Parti hükümetinin, ülkenin kurucu ilkesi olan laik demokrasiyi yıkmak gibi bir arzusunun olmadığını öne süren Demir, bu fikrini şöyle gerekçelendiriyor:
“Mevcut hükümet, dindar Müslümanlardan oluşan, muhafazakar bir yapıda olabilir, ama laiklik konusunda gizli bir gündemleri olsaydı, şimdiye kadar çoktan hayata geçirirlerdi, diye düşünüyorum.”
Ancak Jenkins aynı fikirde değil. Ordu üzerinde sivil denetim tesis etmek, demokrasinin tek koşulu değildir, diyen analist, “devlet çatısı altındaki tüm kurumların şeffaf ve hesap verebilir olması gerektiğini, ancak Türkiye’deki durumun böyle olmadığını” belirtiyor.
“Hükümet taraftarları bu söylediğimden hoşlanmayabilir, ama dünya artık Türkiye’de demokrasi kisvesi altında olup bitenlerin farkına varmaya başladı."























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası