Türkiye’de internet suçları artıyor
Yetkililer, internet erişiminin yaygınlaşmasıyla birlikte artan iş ve kazanç fırsatlarının yanında çevrimiçi suçlarda da artış yaşandığına dikkat çekiyor.
SES Türkiye için İstanbul’dan Menekşe Tokyay - 11/04/12
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, geçtiğimiz günlerde katıldığı bir panelde yaptığı konuşmada, ticarette işlenen suçların neredeyse dörtte üçünün sanal ortamda işlenir hale geldiğini ve bu bağlamda hem ulusal, hem de uluslararası düzeyde bir bilişim hukuku oluşturulması gerektiğini söyledi.
-
Türkiye’de e-ticaret hacmi geçtiğimiz yıla kıyasla iki katına çıkarken, çevrimiçi suçlarda da ciddi bir artış gözleniyor. [Reuters]
İlgili Makaleler
Yıldırım, “İnternet özgürlük demektir, ama güvenlik de hiçbir zaman göz ardı edilemez,” dedi.
Kişisel veri hırsızlığından, zararlı yazılım geliştirme ve yaymaya kadar geniş bir skalası bulunan siber suçlarda amaç genellikle iş uygulamaları ve ağlarda aksamalara yol açmak ve şirketlerden bilgi ve para çalmak oluyor.
Çevrimiçi suç oranındaki bu artışın en önemli etmenlerinden biri, internet kullanımının yaygınlaşması. Türkiye’de şahsi kredi kartı kullanılarak yapılan e-ticaret işlemlerinin hacmi, geçtiğimiz yıla kıyasla yüzde 50 oranında artarak 10 milyar avro seviyesine yaklaştı. Ülkedeki geniş bant abonelerinin sayısında yüzde 80’lik bir artış kaydedilirken, veri trafiği 15 katına çıktı.
Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Dr. Tayfun Acarer, Türkiye’deki internet kullanıcısı sayısının 55 milyon olduğunu belirtiyor.
Türkiye’deki ticaret suçları, bu alandaki küresel eğilime paralel şekilde bu yıl yüzde 13’lük bir artış gösterirken, bölgedeki diğer ülkelerde çevrimiçi ticaret suçları yükselişte. Örneğin 2011’de komşu ülkeler Bulgaristan ve Yunanistan’da bu tür suçların önceki yıla nispetle iki katına çıktığı biliniyor.
Bulgaristan’ın başkenti Sofya, geçtiğimiz yıl Ekim ayında bölgenin ilk siber güvenlik ve siber suç konferasına ev sahipliği yaptı, ama bu etkinlik bir kenara, her iki ülkenin de değişen teknolojilere uygun yasal düzenlemeler konusunda sınıfı geçtiği söylenemez.
Türkiye’de çevrimiçi suçlar 5651 Sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun kapsamında yargılanıyor.
Ancak söz konusu yasa, özel olarak çevrimiçi ticaret suçlarını hedef almıyor. Çevrimiçi ticaret kullanıcıları, bilgisayar korsanlarından ve benzeri yasadışı saldırılara karşı 2011 yılı sonunda yürürlüğe giren ve kamuoyunda büyük tartışmalara yol açan internet filtreleme sistemi ya da diğer adıyla “güvenli internet” uygulaması ile koruyor.
Çevrimiçi suçların, ülkedeki ticaret potansiyelini baltalayacağına yönelik endişeler giderek artarken, pek çok kimse, bu alanda daha etkili ek düzenlemeler getirilmesi için hükümete çağrıda bulunuyor.
SES Türkiye’nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mahmut Mücahit Fındıklı, bu yıl içinde çıkarılacak bir kanunla, elektronik ticarette her türlü kötüye kullanıma dair cezai hükümler getirileceğini belirtiyor.
Fındıklı, yeni yasa kapsamında internet ortamından mal ve hizmet alım satımına ilişkin tanımların netleşecek olmasını da çok önemli buluyor.
Bununla birlikte, kimi yetkililer ve hukuk uzmanları, yasal düzenlemelerin çevrimiçi ticaret suçları açısından yeterince caydırıcı olmadığı görüşünü savunuyor.
Bu tür suçlarla etkili bir mücadele için, iyi eğitimli bilişim uzmanı sayısının artırılması ve emniyet bünyesinde de özel çalışmalar yapılmasını gerekli gören uzmanlardan biri de BTK Başkanı Acarer.
Acarer’e göre, “en önemlisi kullanıcıların kişisel bilgi güvenliklerini korumak için gerekli teknik tedbirleri almaları ve bilgilerinin gizliliğini sağlamaları.”
Çevrimiçi ticaret suçları konusunda uzmanlaşan avukat Sertel Sıracı ise yasaların uygulanması konusundaki eksikliklere dikkat çekiyor.
Bilişim suçları ile mücadelenin, diğer suçlara göre daha dinamik tedbirler gerektirdiğini ifade eden Sıracı, bunun sebebini şöyle açıklıyor:
“Bir dolandırıcılık yöntemi gelişiyor; mağdur olanlar şikayet ediyor; bu arada savcılık, polis, avukatlar ve bilişim sistemi uzmanları bu yöntemi öğrenip buna göre yargılamayı yapıyor. Fakat bir süre sonra suçu işleyen kişiler yeni bir yöntemle karşınıza çıkıyor. Asırlardır devam eden bu döngü internet ortamında çok daha hızlı gerçekleşiyor.”























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası