Diyarbakır’da Kürtçe sanat eğitimi
Diyarbakır’da açılan deneysel bir okul, Kürt kültürü ve sanatının hem yeni hem de geleneksel alanlarda kullanımına öncülük ediyor.
SES Türkiye için Diyarbakır’dan Ethem Çağır’ın haberi – 19/03/12
Diyarbakır’ın dış mahallelerinden birinde üç katlı bir bina… Keman ve - keçi derisinden yapılma vurmalı bir çalgı olan - erbane seslerinin birbirine karıştığı, genç öğrencilerle dolu bu binada, deneysel bir kültür ve eğitim projesi hayat buluyor.
-
Aram Tigran Kent Konservatuvarı, 2010 yılından bu yana Kürtçe dilinde ücretsiz sinema, müzik, folklor, tiyatro ve resim eğitimi veriyor. [Ethem Çağır]
-
Öğrenciler sinema dersine hazırlanıyor. [Ethem Çağır]
İlgili Makaleler
İsmini, Diyarbakırlı bir ailenin çocuğu olarak Suriye’nin Kamışlı şehrinde doğan Kürt-Ermeni şarkıcı Aram Tigran’dan alan Aram Tigran Kent Konservatuvarı, öğrencilerine sinema, müzik, folklor, tiyatro ve resim dallarında alternatif bir eğitim sunuyor.
Kürt kültürü ve sanatının hem yeni hem de geleneksel alanlarda kullanımını sağlama hedefiyle yola çıkan ve tamamen Kürtçe eğitim veren konservatuvarda, Diyarbakır Belediyesi’nin maddi desteğiyle, yaklaşık 150 öğrenci ücretsiz olarak eğitim görüyor.
SES Türkiye’nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan Diyarbakır Belediyesi Kültür ve Turizm Dairesi Başkanı Muharrem Cebe, konservatuvarın kuruluş amacını “Sanatın çeşitli disiplinlerinde kentte kalıcı bir kültür yaratma ve bu alanların gelişimine katkıda bulunma çabasını vermek üzere kurulan konservatuvarda, yok olmayla karşı karşıya olan kültürel değerleri ayağa kaldırmak istiyoruz,” sözleriyle özetliyor.
Konservatuvar müdürü ve müzik öğretmeni Serko Kaniwar ise, Aram Tigran Kent Konservatuvarı’nın, Kürt kültürü ve sanatının gelişimi yönünde farklı bir eğitim modeli sunduğunun altını çiziyor.
“Amacımız Kürt kültürünü araştıran, merak eden, derdi olan herkesin buluşabileceği, araştırmalarına öncülük edebileceği bir misyonla ilerlemektir,” diyen Kaniwar, Kürt kültür ve sanatının gelişmesi, akademik eğitimin ana dilde verilmesi ve kalıcı bir takım inceleme ve araştırmalarla bir kütüphanenin oluşmasını hedeflediklerinden bahsediyor.
Programın eğitmen kadrosu, her biri kendi alanında uzman öğretmenlerden oluşuyor. Onlardan biri olan İlham Bakır, konservatuvarın kadrosuna katılmak için Diyarbakır’a taşınmadan önce, 25 yıl İzmir’de Türkçe öğretmenliği yapmış ve özel bir üniversitede senaryo yazım dersi vermiş.
Diyarbakır’a taşınmasıyla ilgili olarak, “Düşündüklerim ve hayal ettiğim senaryoların hemen hepsi Kürt coğrafyasında geçiyordu. Ama düşünüp düşlediklerim ile yaşadığım yer uyuşmuyordu,” diyen Bakır, Kürtçe eğitimin önemine dair şu eklemeyi yapıyor:
“Bu konservatuvarın eğitim dilinin Kürtçe olması her şeyden önemlidir. Hayatımda ilk kez Kürtçe senaryo dersi verdim. Burada Kürt Sineması akademik bir çerçevede işleniyor ve öğrenciler anadillerinde, sevdikleri bir eğitim alıyor.”
Konservatuvarda yabancı ülkelerden gelen öğretmenler bile var. Her haftasonu uçakla Almanya’dan Diyarbakır’a gelerek ders veren ödüllü yönetmen Ekrem Hidou, buradaki gönüllü çalışmalarını “kutsal bir iş” olarak nitelendirirken, “Kürt estetiği” dersi veren Suriyeli Teymure Evdike, eğitimin tek amacının “iyi filmler ve yapımlar” üretmek olduğunu belirtiyor. Bu arada Evdike’nin eşi, Kürt opera sanatçısı Mizgin Tahir de konservatuvarda müzik dersleri veriyor.
Yaşları 7 ila 30 arasında değişen öğrencilerin gözünde ise, konservatuvar, sunduğu bu “çok anlamlı hizmet” aracılığıyla, onlara becerilerini geliştirmeleri ve Kürt kimliklerini ifade edebilmeleri için benzersiz bir imkan tanıyor.
Konservatuvara ilk kaydolanlar arasında yer alan 25 yaşındaki sosyoloji mezunu Ruken Ergüneş’e göre, burada aldığı eğitim, kendi kimliğini ve kültürünü bambaşka bir çerçevede keşfetmesine yardımcı olmuş.
“Buradan iki yılın sonunda yüzlerce kişi Kürtçe akademik eğitim görmüş olarak sanat hayatına karışacak,” diyen Ergüneş, bu bağlamda projenin uzun vadede taşıdığı önemin altını çiziyor.
Programı, Kürt hakları ve devletin Kürtçenin kullanımına ilişkin yasaklamaları ekseninde değerlendiren diğer öğrenciler de, Ergüneş ile benzer yorumlarda bulunuyor.
"Buradan mezun olacak öğrencilerin, Türk eğitim sistemine ve resmi dayatmalara karşı alternatif bir düşünme biçimi kazanarak çıkacağını,” söyleyen Abdurrahman Öncü, konservatuvar bünyesinde yürütülen akademik çalışmaların, Diyarbakır ve Kürt halkı için de yararlı olacağı kanısında.























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası