2012-04-03

Erdoğan, Esad'a karşı söylem değil, eylem istiyor

Suriye konusunda “söylem yerine eylem” isteyen Türkiye, Pazar günü yapılan Suriye Halkının Dostları toplantısında beklediği sonucu alamadı.

SES Türkiye için İstanbul’dan Ayhan Şimşek’in haberi -- 03/04/12

0 Not
Yazdır

* doldurulması gerekli alanlar.

  • Button
Sıfırla
Küçült
Büyült

Yaklaşık 80 ülkenin temsilcileri, Suriyeli muhalifleri güçlendirmek ve Esad rejimine yönelik uluslararası baskıları artırmak üzere 1 Nisan Pazar günü İstanbul’da düzenlenen Suriye Halkının Dostları toplantısı kapsamında ikinci kez bir araya geldi.

  • Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1 Nisan Pazar günü İstanbul’daki Suriye Halkının Dostları toplantısı kapsamında düzenlenen basın konferansında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. [Reuters]

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 1 Nisan Pazar günü İstanbul’daki Suriye Halkının Dostları toplantısı kapsamında düzenlenen basın konferansında gazetecilerin sorularını yanıtlıyor. [Reuters]

Fakat söz konusu toplantı, Suriye konusunda daha zorlayıcı ve proaktif bir politikadan yana olan ev sahibi Türkiye’nin beklentilerine ancak kısmen yanıt olabildi.

Toplantı kapsamında Ankara, Suriyeli muhalif grupların “şemsiye örgütü” ve “uluslararası toplum nezdindeki muhatabı” olarak nitelendirilen Suriye Ulusal Konseyi’nin konumunu kuvvetlendirme yönünde girişimlerde bulundu.

Batılı ülkelerin bir kısmı, eski BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından hazırlanan BM-Arap Birliği ortak barış planına bir şans vermek istediğinden, zirve sonunda ılımlı bir söylem benimsendi.

Toplantının sonuç bildirgesinde, Annan, Suriye rejimine karşı bundan sonra atılacak adımlar için bir “zaman çizelgesi” belirlemeye davet edilirken, Türkiye de, Esad’ın verdiği sözleri tutmamaya devam etmesi durumunda alınacak tedbirler için bir “mühlet” koyulması gerektiğini savundu.

Barış planı ile ilgili görüşlerini aldığımız Uluslararası Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin kıdemli Ortadoğu uzmanlarından Osman Bahadır Dinçer, Esad’ın, planı Suriye Halkının Dostları toplantısının hemen öncesinde kabul etmesini, durumdan yararlanmaya çalıştığı şeklinde yorumluyor.

“Esad, Annan planında öngörülen talepleri karşıladığını kanıtlamak için önümüzdeki günlerde muhtemelen bir takım göstermelik reformlar yapacaktır. Fakat esasen tek yaptığı zaman kazanmak olacak. Sunulan barış planı, giderek derinleşen bu krizi önlemek bir kenara, ertelemekten öteye gitmez gibi görünüyor,” diyor Dinçer.

Esad’ın zaman kazanma taktikleri, uluslararası toplumu da uzun süredir kaygılandırıyor. Pazar günkü toplantının ardından basın mensuplarına demeç veren Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Annan planı için bir zaman çizelgesi kararlaştırılması fikrini destelemekle birlikte, çözüm konusunda bir mühlet tanınmasına karşı olduklarının altını çizerek, “bu tür bir sınırlandırmanın yanlış anlaşılabileceğini ve dahası, Annan planına bir şans vermek istediklerini ifade etti.

Erdoğan’dan ‘eylem’ çağrısı

Daha önce yaptığı açıklamalarda Annan planının başarı şansı olmadığını belirten Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’daki toplantıda yaptığı konuşmasında Suriye rejimini sert bir dille eleştirdi.

Suriye Halkının Dostları grubu bünyesindeki bakan ve temsilcilere hitap eden Erdoğan, ortak söylemlerin önemli olduğunu, ancak tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak, “Üzerimize düşen esas sorumluluk, söylem birlikteliğinin gereği olan eylem birlikteliğini de sağlamaktır'' dedi.

Rusya ve Çin, BM Güvenlik Konseyi’nin yolunu tıkamaya devam ettiği takdirde, bazı ülkelerin Suriyeli muhalifleri farklı şekillerde destekleme yoluna gidebileceklerinin sinyallerini veren Başbakan şöyle dedi:

“Suriye rejimi tarafından gerekli işbirliğinde bulunulmadığı takdirde BM Güvenlik Konseyi'nin üzerine düşen sorumluluğu üstlenmesi ve Suriye'deki katliama 'dur' demesi kaçınılmaz bir zorunluluk halini alacaktır.”

Erdoğan, “Güvenlik Konseyi, eğer bu tarihi sorumluluğu üstlenmekten bir kez daha kaçınırsa, uluslararası toplumun elinde, Suriye halkının meşru müdafaa hakkının desteklenmesinden başka hiçbir seçenek de kalmayacaktır,” dedi.

'Muhalefete silahlı destek ihtimal dışı değil’

Suriye’nin Dostları, toplantının sonuç bildirgesinde, “Suriye halkının kendini korumak için meşru önlemler almasına” destek verdi. Katılımcı ülkelerin diplomatları, söz konusu ifadenin, Suriye halkının kendini savunma hakkına işaret ettiğini, ancak Katar ve Suudi Arabistan’ın muhaliflerin silahlandırılması yönündeki çağrılarına olumlu bir yanıt niteliğinde de olmadığını belirtiyor.

Türkiye’nin muhalefete yönelik desteği, ağırlıklı olarak insani yardım ve silah harici yardımlar ekseninde gerçekleşiyor. Bununla birlikte, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, kısa bir süre önce Alman Der Tagesspiegel gazetesine verdiği mülakatta, uluslararası toplumun, Suriye’de durumun kötüye gitmesi halinde muhalifleri silahlandırma seçeneğini de değerlendirebileceğini söyledi.

Suriye’deki gelişmeleri, 1990’larda Bosna’da yaşanan olaylara benzeten Davutoğlu, ülkede kan akmaya devam ederse, muhalif grupların kendilerini savunma amacıyla silahlanma çabalarının da meşru kılınmış olacağını ifade etti.

Dışişleri Bakanı, Pazar günkü basın toplantısında, bir gazetecinin “Türkiye veya grubunuz, Suriyeli muhaliflere askeri takviyede bulunacak mı?” şeklindeki sorusuna cevaben, Suriye’deki sürecin bir yıl önce barışçıl gösteriler şeklinde başladığını, ancak rejimin, muhalefeti bastırmak için askeri yollara, ağır silahlara başvurduğunu ve şiddetin dozunu giderek artırdığını söyledi.

Davutoğlu, Suriye halkını, bu koşullar altında “ellerinden gelen herşeyi yaparak hayatta kalma hakkına sahiptirler,” diye savundu.

Muhalefetin tanınması

Pazar günü yapılan zirvede Türkiye’nin elde ettiği en önemli başarılardan biri de, Suriye Ulusal Konseyi SNC’nin, “Suriyeli muhalif grupların altında toplandığı şemsiye bir örgüt” olarak tanınması oldu.

SNC, esasen “tüm Suriye halkının meşru temsilcisi” olarak tanınmak istese de, bazı ülkeler, bir yandan muhalif gruplar arasındaki bölünmeleri gerekçe göstererek, diğer yandan da bu tür bir karar neticesinde Esad rejimi ile aralarındaki bağları tümden yıkmak zorunda kalacakları kaygısı yüzünden SNC’nin talebini kabul etmedi.

SES Türkiye’ye konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Batılı bir diplomat, “SNC’nin son haftalarda çok sayıda belgeyi kabul ederek, tüm muhalif grupları bünyesinde toplayacak şekilde yeniden yapılanma sözü verdiğini, fakat yine de Batılı ülkelerin henüz SNC’yi Suriye halkının tek meşru temsilcisi olarak tanıma noktasında olmadığını,” dile getirdi.

Öte yandan SNC, geçtiğimiz hafta İstanbul’da yapılan muhalifler buluşmasında Esad sonrası döneme dair yeni bir vizyon belirleyecek Suriye Ulusal Paktı’na imza attı; fakat muhalif gruplar arasındaki görüş ayrılıkları sürüyor.

SNC üyesi Mahmut Osman, SES Türkiye’ye verdiği demeçte, “SNC’nin şu anda tüm muhalif grupları temsil etmediği yönündeki eleştiriler haklıdır. Ancak bu konsey, olağanüstü koşullar altında kuruldu. Dolayısıyla bazı eksiklerimizin olması doğal. Bir kısım sorunlarımızı çözdük; kalanları da çözmeye devam ediyoruz,” dedi.

Muhalif gruplar arasındaki görüş ayrılıklarının aşmak ve bu grupları konsey bünyesine katmak için yeni bir uzlaşma komitesi kurduklarından bahseden Osman, bu bağlamda, İstanbul’daki toplantıda SNC’nin şemsiye bir örgüt olarak tanınmasını çok mühim bir adım olarak nitelendirdi.

0 Not
Yazdır
Sıfırla
Küçült
Büyült
Bu makale hakkında ne düşünüyorsunuz? (Toplam Oylar 3)

3 Beğendim

0 Beğenmedim

SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin

Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası

İsim: Misafir - Yorumunuz hemen yayınlansın!!


Biçimlendirme Yardımı Button