Suriyeli Kürtler, Türkiye açısından sorun teşkil ediyor
Suriye’deki kriz, Türkiye’nin Kürt meselesini bir an önce çözmesi gerektiğinin altını çiziyor.
SES Türkiye için Alakbar Raufoğlu’nun haberi -- 16/04/12
Suriye'deki hükümet karşıtı gösterilerde bir yıldan uzun bir süre geride kalırken, Suriyeli Kürtler, muhalif Suriye Ulusal Konseyi (SNC) bünyesindeki rollerine dair fikir ayrılığı yaşamaya devam ediyor. Bu fikir ayrılığı, bir yandan Suriyeli muhalifleri tek bir çatı altında toplamaya, diğer yandan da kendi içinde yaşadığı Kürt sorununu kontrol altında tutmaya çalışan Türkiye'yi zor duruma sokuyor.
-
21 Mart’ta Kamışlı’da Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed karşıtı bir eylem düzenleyen Kürt göstericiler, ellerinde Suriye bağımsızlık bayrağını taşıyor. [Reuters]
İlgili Makaleler
Ülkedeki ana Kürt muhalifler bloğu sayılan Suriye Kürt Ulusal Konseyi'nin (KNC), 1 Nisan'da İstanbul'da düzenlenen Suriye Halkının Dostları toplantısı öncesinde SNC'den ayrılması, sorunun düğüm noktası oldu.
Ankara, dağınık durumdaki muhalefetin ortak bir cephe oluşturması için girişimlerde bulunurken yaşanan bu ayrılık, uzun süredir devam eden çatışmaları da gün ışığına çıkardı.
Bu noktada Türkiye açısından sorun teşkil eden husus, Suriyeli Kürtlerin de, Türkiye'deki soydaşları gibi anadil konusunda hak talep etmesi, anayasada etnik azınlık olarak tanınmayı, geçmişte yaşanan sorunların telafi edilmesini ve hatta kendilerine özerklik verilmesini istemesi.
SNC bünyesinde ağırlıklı bir yere sahip olan Arap milliyetçileri ve Müslüman Kardeşler, Esed sonrası Suriye'ye ilişkin vizyonlarında şu ana dek Kürtlerin bu temel taleplerine yer vermedi. Öte yandan Suriye'deki Kürt meselesinin Türkiye'deki olası yansımalarından endişe eden Ankara da, bu tutumuyla durumun daha da çözümsüz hale gelmesinde etkili oldu.
Türkiye'nin Suriyeli muhalifler üzerindeki nüfuzu, AK Parti hükümetini olası bir model olarak gören Müslüman Kardeşler ile kurulan yakın ilişkiler sayesinde pekişti.
SES Türkiye'ye açıklamalarda bulunan, Suriyeli Kürtler: Tarih, Siyaset ve Toplum adlı kitabın yazarı Jordi Tejel Gorgas'a göre, Suriyeli Kürtler, SNC içindeki Arap milliyetçilerine ve Müslüman Kardeşler'e temkinli yaklaşmanın dışında, "Türkiye'den de olumlu bir şey beklemiyor."
Türkiye'de 2009 yılındaki Kürt açılımını takip eden süreçte meselenin daha da kötüye gitmesi, Suriyeli Kürtler arasında huzursuzluğun artmasına yol açtı. Bu bağlamda yaşanan güven krizine dikkat çeken Gorgas, "Suriyeli Kürtler açısından Kürt açılımı başarısız oldu," değerlendirmesinde bulunuyor.
Gorgas, "Suriyeli Kürtlerin, Türkiye'yi bölgede ne tarafsız bir oyuncu, ne de demokratikleşme açısından bir model olarak gördüğünü" sözlerine ekliyor.
Diğer taraftan, basında yer alan haberler ve Türk istihbaratına ait raporlarda, Türkiye'nin Suriyeli muhaliflere verdiği desteğe karşılık, Esed'in de PKK ve Suriye'deki kolu PYD'yi desteklediği ya da en azından bu örgütlerin faaliyetlerini görmezden geldiği belirtiliyor.
PYD, Suriyeli Kürtler arasında ciddi bir ağırlığa sahip olsa da, örgütün KNC ve SNC ile ilişkileri gergin durumda. Ayrıca örgütün Suriye'deki herhangi bir muhalif oluşuma dahil olmasına Türkiye'den itiraz gelecektir.
PKK yürütme komitesi üyesi ve örgütün silahlı kanadının lideri olan Dr. Bahoz Erdal kod adlı Fehamn Hüseyin de dahil olmak üzere, örgütün savaşçı kadrosunun yaklaşık üçte birini Suriyeli Kürtler oluşturuyor. Türkiye'nin Suriye'ye müdahale etmesi durumunda hem PKK hem de PYD silahla karşılık vereceklerini açıklamıştı.
Ancak konuyla ilgili görüşlerini aldığımız, Arizona Üniversitesi Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Müdür Yardımcısı Christian Sinclair, "Nasıl ki Suriyeli Kürtlerin hepsi, SNC'yi Suriye halkının meşru temsilcisi olarak görmüyorsa, PYD de bütün Kürtler tarafından Kürtlerin meşru temsilcisi olarak kabul edilmiyor," diyor.
Suriyeli Kürtler ve ülkedeki Kürt politikaları üzerine araştırmalar yapan ve makaleler kaleme alan Sinclair'e göre Türkiye, Arap milliyetçileri, Müslüman Kardeşler ve PYD, Kürt halkının gündemini kontrol altında tutma yarışı içindeler: "Diğer gruplar Kürt halkının kaderini tayin ederken, sokaktaki adam ikinci plana itiliyor."
SES Türkiye'nin konuyla ilgili sorularını yanıtlayan PYD temsilcisi Alan Semo ise, partilerinin kısa bir süre önce Suriye'de başlattığı ulusal Kürt hareketi girişimine değiniyor.
"Geleceğe dair vizyonumuz, öncelikle zihniyet değişiminin yolunu açmak ve ardından da kitleleri örgütlemekten geçiyor. Kitlelerden kastımız sadece Kürtler değil; Araplar ve diğer tüm etnik, dini ve ideolojik gruplar da dahil olmak üzere tüm Suriye halkını kastediyoruz," diyen Semo, PYD olarak Suriye'deki etnik çeşitliliği, topluma karakteristik bir güzellik katan, rengarenk bir mozaik olarak değerlendirdiklerini ifade ediyor.
Suriye'deki diğer Kürt partileri, PYD'yi Esed'in Suriyeli Kürtler arasında çatışma yaratma planlarına alet olmakla ve hatta Kürt bölgelerindeki Esed karşıtı protestolarda göstericilere saldırmakla suçluyor.
Bu bağlamda PYD/PKK'nın Suriye'deki tutumunu özellikle manidar bulan Gorgas, "PKK, rejim ayakta kaldığı takdirde, Esed'e gösterdiği bağlılığın, kendisine Kürt bölgelerinde siyasi hakimiyet olarak geri döneceğini umut ediyor," diyor.
Bununla birlikte, Sinclair, PYD ile Esed arasındaki ilişkiler bir işbirliği görüntüsü verse de, "örgütün tüm eylemlerini bu ilişkiye yormayı da yanlış buluyor." Buna gerekçe olarak, Türkiye-Suriye ilişkilerinin geçtiğimiz yaz bozulmasına kadar olan süreçte, Esed rejiminin bilhassa PYD'ye karşı katı bir tutum sergilediğini ifade eden araştırmacı-yazar, artık bu tutumun değiştiğini ilave etmeden de geçmiyor.
"Artık Esed'in PYD mensupları ve taraftarlarını veya partinin faaliyetlerini dizginlemesi için bir sebep kalmadı; zira Ankara ile arasındaki dostluk ilişkisi koptu. Üstelik şu anda tüm dikkatini ayaklanmayı bastırma işine vermiş durumda. PYD de bu boşluktan faydalanıp kendi gündemindeki talepleri kabul ettirmek istiyor."























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası