2012-05-09

Fransa’dan çıkan seçim sonuçları Türkiye’nin AB şansını artırabilir

Sarkozy’nin gidişiyle birlikte Türkiye-Fransa ilişkilerinde bir iyileşme yaşanabilir.

SES Türkiye için İstanbul’dan Menekşe Tokyay’ın haberi -- 09/05/12

0 Not
Yazdır

* doldurulması gerekli alanlar.

  • Button
Sıfırla
Küçült
Büyült

Fransa'da Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinde sosyalist aday François Hollande'nin Nicolas Sarkozy karşısında kazandığı galibiyetin, Türkiye-Fransa arasındaki sorunlu ilişkilerin geride bırakılıp yeni bir sayfa açılmasına ve buna paralel olarak da Türkiye-AB ilişkilerinin iyileşmesine vesile olması bekleniyor.

Uzmanlar, seçim kampanyasında tasarruf tedbirleri yerine büyümeyi ön plana çıkaran Hollande'nin, avro bölgesinde yaşanan kriz ve iç reformlar gibi iki ivedi mesele ile mücadele etmekte olduğunu vurgulayarak, yeni cumhurbaşkanının idaresinde Fransa'nın, Türkiye'ye karşı daha dostça bir tutum benimseyeceğini düşünüyor.

Seçim sonuçlarını, 7 Mayıs'ta Slovenya'nın başkenti Ljubljana'ya yaptığı resmi gezi sırasında basın mensuplarına değerlendiren Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sosyalistler ile diyalog sürecinin daha kolay yürüyeceğini, zira bu kesimin, Türkiye'nin AB üyeliğine her zaman destek olduğunu ifade etti.

Sloven haber ajansı STA, Başbakan Erdoğan'ın seçimle ilgili şu sözlerine yer verdi: "Fransa'da cumhurbaşkanlığı seçimlerini François Hollande'nin kazanması, Paris-Ankara arasında daha yapıcı ilişkiler kurulup, AB ile yakınlaşma sürecimizde ilerleme kaydedileceği yönünde bir umut olmuştur."

İki ülke arasındaki ilişkiler, Nicolas Sarkozy döneminde, Türkiye karşıtı popülist söylemlerin, Ankara tarafından Müslüman karşıtı olarak algılanması nedeniyle ciddi yara aldı. Bu yılın başında ise, Sarkozy tarafından desteklenen ve "Ermeni soykırımını" inkarın suç sayılmasını öngören bir yasa tasarısının Fransa Parlamentosu tarafından kabul edilmesi ile birlikte ilişkiler iyice dibe vurdu.

Ankaralı yetkililerin çoğunun, Ermeni diyasporasının oylarını almaya yönelik bir seçim propagandası olarak nitelendirdiği yasa tasarısı, sonuçta Fransız anayasasına aykırı bulundu, ama bu süreç içinde ikili ilişkiler ciddi yara almaktan kurtulamadı.

Hollande ise Türkiye ile ilişkileri düzeltme sözü veriyor. Fransa'nın 2007 yılında Türkiye-AB müzakereleri kapsamındaki beş başlığa getirdiği veto kararını kaldırma vaadinde bulunan Sosyalist liderin, bu sayede Ankara'nın takdirini alması muhtemel görünüyor.

Ancak merkezi Paris'te bulunan Uluslararası ve Stratejik İlişkiler Enstitüsü'nde görevli Türkiye uzmanı Didier Billion'un da altını çizdiği üzere, Hollande ile Ermeni partisi Taşnak Sütyun arasında yakın bir ilişki söz konusu.

SES Türkiye'nin sorularını yanıtlayan Billion, "François Hollande, soykırım tasarısını anayasalaştırmak istiyor ve bu isteği, seçim öncesi propagandası olarak değil, prensip meselesi olarak okumak gerek," diyor.

Enstitü yetkilisine göre, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda daha açık bir politika benimsenmesine rağmen, soykırım tasarısı sorunu gündemde olduğu müddetçe, iki ülke arasındaki ilişkiler gergin bir seyir izlemeye devam edecek.

Bahçeşehir Üniversitesi Avrupa Birliği İlişkileri Bölüm Başkanı Yrd. Doç. Dr. Cengiz Aktar, Taşnak Sütyun partisinin Fransa'da yaşayan tüm Ermenileri temsil etmediğini ve bu bağlamda sosyalistlerin soykırım meselesi ile ilgili ülke politikalarını yeniden formülize etmesi gerektiği belirtiyor.

Aktar, soykırım ile ilgili politika belirlenirken "olası tüm siyasi ve ekonomik yansımalarının da göz önünde tutulması" gerektiği uyarısında bulunuyor.

Avrupa'nın, avro bölgesi krizini kontrol altına alıp büyüme mücadelesi verdiği şu dönemde, ekonomik ve ticari menfaatler en nihayetinde soykırım meselesine galip gelebilir. Öte yandan, Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen bir Fransız parlamentosu da, geçmişteki anlaşmazlıkların üzerine sünger çekilmesi açısından faydalı olacaktır.

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız TÜSİAD Uluslararası Koordinatörü ve Avrupa Birliği Temsilcisi Bahadır Kaleağası, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin Fransa'da istihdam yarattığını belirterek şöyle diyor: "Hızla büyüyen bir G20 ekonomisi olarak Türkiye, Fransa'ya kıyasla ciddi bir ticaret açığına sahip. Ayrıca Türkiye'de faaliyet gösteren Fransız şirketleri, küresel kriz dönemlerinde bile daima kâr etmiştir."

Ankara-Paris arasındaki işbirliğinin derinleşmesi, "AB'nin demokratik reformlar açısından Türkiye üzerindeki dönüşümsel gücünü yeniden etkinleştirebilir" diyen Kaleağası, bu bağlamda Fransa, Türkiye ve AB hattında yeni bir kazan-kazan-kazan dönemini yaşanmasının mümkün olduğunu düşünüyor.

Diplomasi dünyasının duayen isimlerinden Özdem Sanberk ise, Türkiye'nin, ilişkileri ikili düzeyde ve dar açılı meselelerle sınırlandırmak yerine, Fransa ile ortak bir Avrupa vizyonu oluşturma yolunda çalışması gerektiği, zira bu konuda bir eksiklik söz konusu olduğu görüşünde.

SES Türkiye'ye konuşan emekli büyükelçi, "Bu tür ortak bir stratejik vizyon, her iki ülkenin de etkileşimde bulunabileceği geniş çaplı bir menfaat alanı oluşturacak ve bu alan daralmadıkça da, Ermeni meselesi ile ilgili her türlü sıkıntı, gündemde ancak sınırlı ve küçük bir yer işgal edecektir," diyor.

Sanberk, "Türkiye ve Fransa, ilişkilerini küresel bir vizyon çerçevesinde yürüttüğü müddetçe, bu konu, ikili ilişkilerin izleyeceği yolu şekillendirme konusunda belirleyici olamaz," diye de ekliyor.

0 Not
Yazdır
Sıfırla
Küçült
Büyült
Bu makale hakkında ne düşünüyorsunuz? (Toplam Oylar 5)

5 Beğendim

0 Beğenmedim

SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin

Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası

İsim: Misafir - Yorumunuz hemen yayınlansın!!


Biçimlendirme Yardımı Button