Türkiye, Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB başkanlığına karşı tavrını bozmuyor
AB adayı Türkiye, 1 Temmuz'da başlayacak olan Kıbrıs Rum Kesimi'nin altı aylık AB dönem başkanlığını tanımama konusundaki kararlılığından taviz vermiyor.
SES Türkiye için İstanbul'dan Menekşe Tokyay'ın haberi -- 11/06/12
Ankara, Kıbrıs Rum Kesimi gelecek ay altı aylık AB dönem başkanlığını devraldığında AB ile ilişkilerini tamamen dondurmayacağını açıklamasına karşın, yetkililer Kıbrıs Rumlarının başkanlığındaki hiçbir etkinliğe katılmama konusundaki kararlılıklarından vazgeçmiyor.
-
Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Dimitris Hristofyas (solda) ve Malta Başbakanı Lawrence Gonzi 8 Haziran'da basın mensuplarına konuşurken görülüyor. Hristofyas, Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB dönem başkanlığını devralma hazırlıkları çerçevesinde Malta'ya gitti. [Reuters]
İlgili Makaleler
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu 7 Haziran'da basın mensuplarına verdiği demeçte, "AB ile ilişkiler ve temaslar sürecek, ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin bakanlık veya kurumlarından hiçbiri, Kıbrıs Rum Kesimi'nin başkanlığıyla ilgili faaliyetlerde Birlik başkanlığıyla temas halinde olmayacaktır." dedi.
Uluslararası Kriz Grubu'nun Kıbrıs uzmanlarından Didem Akyel, Türkiye'nin altı ay süreyle AB başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliklere gitmeyecek olmasının, uzun zamandır devam eden sürecin statükosunu gerçek anlamda etkilemeyeceğini söylüyor. Akyel, AB'nin büyük olasılıkla Yunanistan ve İspanya'daki krizlere ve önümüzdeki aylar için AB için yeni bir mali çerçeve hazırlanmasına odaklanacağını ileri sürüyor.
Uzman, "Kıbrıs Rum Kesimi'nin başkanlığı boyunca, özellikle yeni fasıllar açılması açısından, Türkiye'nin AB sürecinde herhangi gerçek bir hareket beklemek gerçekçi olmaz." diyor.
Türkiye AB üyeliğine 1987 yılında başvurdu ve 1999 yılında resmi aday kabul edildi. Müzakereler 2005 yılından beri sürüyor.
Ancak Türkiye'nin Kıbrıs Rum Kesimi'nin AB başkanlığına itirazı, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'ı ilhak etmesine dayanıyor. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti yaklaşık 20 yıl önce bağımsızlığını ilan etmesine karşın, BM tarafından tanınmıyor.
SES Türkiye'ye konuşan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Selçuk Ünal, Türkiye'nin Kıbrıs Rum tarafının AB'ye tek taraflı olarak katılımına ilişkin tutumunun, Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunana dek değişmeyeceğini söylüyor.
Ünal, "1960 ortak devletinin kurucu ülkesi olarak Türkiye, adanın eş sahipleri olan Kıbrıs Türk halkına karşı yükümlülükleri ve sorumluluklarını görmezden gelemez." diyor.
Ünal, daha önceki yasal taahhütlere göre Kıbrıs Rumlarının hiçbir zaman Türkiye'nin muhatabı olmadığını ve daha çok Kıbrıslı Türklerin muhatabı olduğunu sözlerine ekliyor.
ABD'deki Alman Marshall Fonu'nun Atlantik ötesi üyelerinden Emiliano Alessandri, Türkiye'nin bazı konularda AB ile çalışmaya devam etme kararının olumlu bir gelişme olduğunu belirtti.
Alessandri, "Davutoğlu ile AB dış politika sorumlusu Catherine Ashton arasındaki görüşmeler gerçekleşmeye devam ederek, Suriye'nin geleceği ve İran'ın nükleer programı gibi kritik konulara ilişkin halen gelişmekte olan diyaloğu güçlendirecektir." diyor.























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası