Anketler, barış sürecinin geniş çaplı destek gördüğünü ortaya koyuyor
Barış süreci, ülkede çoğunluk desteği görmeye devam etmekle birlikte, analistler, asıl sınavın, hükümet Kürt hareketine siyasi ve kültürel imtiyazlar verdiği zaman yaşanacağını söylüyor.
SES Türkiye için İstanbul'dan Menekşe Tokyay'ın haberi -- 21/05/13
Halkın, hükümet ile PKK arasında devam eden barış sürecine dair tavrını ölçmeye yönelik son kamuoyu yoklamasına göre, halk desteği ivme kazanıyor.
-
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki AK Parti, hükümet ile PKK arasındaki barış görüşmelerine dair sahip olduğu güçlü halk desteğini koruyor. [AFP]
-
BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, partisinin meclis grup toplantısında konuşma yapıyor. [AFP]
-
PKK'lılar kuzey Irak'a doğru ilerliyor. [AFP]
İlgili Makaleler
Saygın araştırma şirketlerinden Konda'nın gerçekleştirdiği anket çalışması, katılımcıların yüzde 90,8'inin, barış sürecinde herkesin sorumluluk alması gerektiğini; yüzde 81,3'ünün ise sürecin sadece Kürtlerin değil, herkesin mutluluğu için olduğunu düşündüğünü gösterdi.
30 ayrı ilde 2 bin 650 kişi ile yüz yüze mülakat yoluyla yapılan anket, AK Parti'nin gördüğü tasvibin de artmakta olduğunu ortaya koydu.
İstanbul merkezli düşünce kuruluşu Küresel Siyasal Eğilimler (GPoT) Merkezi'nin direktörü Mensur Akgün, SES Türkiye'ye yaptığı açıklamada, bu sonuçların, hükümetin barış sürecini halka anlatma konusunda doğru bir siyasi yol izlediğini gösterdiğini söyledi.
Akgün, SES Türkiye'ye, "Bir yandan çözüm süreci aşamalı olarak ilerlerken, diğer yandan parti içinde hiçbir çatlak ses çıkmaksızın seçmen tabanı genişletiliyor,” dedi.
Hükümetin kamu iletişimi stratejisi kapsamında kurulan ve yedi bölge olarak alt gruplara ayrılan Akil İnsanlar Komisyonu, halkın kaygılarını dinleyip barış sürecini açıklamak için ülkenin dört bir yanını geziyor. Komisyon, ilk ön raporunu 9 Mayıs'ta Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sundu.
İstanbul'da yaşayan ve Güvenlik ve Kalkınma Politikası Türkiye Girişimi bünyesinde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Gareth Jenkins, Akil İnsanların süreç üzerinde önemli bir etkisinin olmadığı kanaatinde.
SES Türkiye'ye konuşan Jenkins, şu tespitlerde bulundu: "AK Parti orijinal fikre sadık kalsaydı, yani AK Parti'nin seçtiği kişiler yerine, geniş bir yelpazede farklı altyapılardan gelme insanlar olsaydı, çok daha iyi olurdu."
"AK Parti, PKK ile olan çatışmayı çözebilirse, her türlü takdiri hak eder. Fakat bu sürecin işe yaraması için, parti siyasetine dayalı bir proje değil, bir Türkiye projesi ya da bir Türk-Kürt ortak projesi olması gerekiyor."
Jenkins, SES Türkiye'ye verdiği demeci şöyle sürdürdü: "Bana göre, bu Akil İnsanların ülkeyi dolaşıp içeriğini bilmedikleri bir süreci methetmelerinde de, diğerlerinin yine içeriğine dair bilgi sahibi olmadıkları bir süreci şiddetle protesto etmelerinde de komik denebilecek bir taraf var. Bence şu andaki halk desteği, daha ziyade sürecin 'barış' tarafına yönelik."
Bu sürecin başarılı olup olmayacağına dair asıl sınavın, AK Parti'nin Kürt hareketine hangi siyasi ve kültürel imtiyazları verdiğinin öğrenildiği zaman yaşanacağını ekleyen Jenkins, şunları söyledi:
"Bence anketler biraz da birine gidip, fiyatını söylemeden, yepyeni müthiş bir araba isteyip istemeyeceğini sormaya benziyor. Türklerin ve Kürtlerin çoğunluğu barış istiyor; her zaman da bunu istemişler. Aradaki fark ise ödemeye hazır oldukları bedelde yatıyor."
Uzmanlar, barış süreci ilerledikçe, Türkiye'nin Kürtlerin kültürel ve siyasi haklarını daha da genişletmesi gerektiğini ifade etti ki, kimilerinin bu meseleyi; özellikle de Kürt hareketinin yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, ana dilde eğitime izin verilmesi, vatandaşlık ve Türk kimliği kavramlarının gözden geçirilmesi yönündeki temel taleplerini hazmetmesi zor olabilir.
Kürt hareketinin hapisteki PKK lideri Abdullah Öcalan'ın salıverilmesi doğrultusundaki talebinin hayata geçirilmesi ise, Türklerin büyük çoğunluğu tarafından şiddetle karşı çıkılan ve hükümetin de reddettiği bir fikir olarak daha da zor olabilir.
Ancak analistler, şiddet kesildiği müddetçe, Kürt sorununa ilişkin geçmiş tartışmalarda görülen zehir zemberek çıkışlar ve karşılıklı suçlamalar olmadan, bu meseleleri tartışacak ortamın sağlanabileceğini belirtti.
Akgün, "şu andan itibaren terörizmin sonlandırılmasının ardından toplumsal uzlaşı sağlanması için birçok siyasi talebin demokratik bir zeminde tartışılmasının vaktinin geldiğini" söyledi.
"Bunun için de hepimizin zihniyetini değiştirmemiz, 'öteki'ni tam bir vatandaş olarak tanımamız ve barışçıl bir ortamda birlikte yaşamayı öğrenmemiz gerekiyor. Çünkü, barış sadece silah bırakmak demek değil.”
Öte yandan, barış süreci, PKK'nın 8 Mayıs'ta kuzey Irak'taki üslerine çekilmeye başlamasıyla beraber ivme kazanıyor. Çekilme aşaması aylarca sürebilir.
Konda Genel Müdürü Bekir Ağırdır'a göre, çekilme, artık Kürt hareketinin gerçekten ne istediğini tartışma zamanı geldi, demek.
SES Türkiye'nin sorularını yanıtlayan Ağırdır, "Türkiye insanına şunu anlatmak lazım, bu sorun sadece Türk-Kürt ayrılığından ibaret değil, demokratikleşme, yönetim nizamı sorunu, katılımcı demokrasi sorunu,” dedi.
Ağırdır, şu eklemede bulundu: “Dolayısıyla Kürtlerden esirgediğimizi sandığımız her hak, aslında kendi hayatımızdan da demokratikleşme anlamında feragat ettiğimiz bir hak. Ancak siyasi aktörlerin hiçbirisi henüz bu algılama noktasına gelmiş değil.”
PKK ve BDP'nin, taleplerinin demokratik bir ortamda tartışılacağı ve Kürt haklarının tanınacağı yönündeki beklentiler haricinde, barış sürecinden ne kazanım elde ettikleri henüz belirsiz.
Chicago Loyola Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında ders veren ve Kürt meselesi üzerine araştırmalar yapan Doç. Dr. Güneş Murat Tezcur, PKK'nın, çekilme ile birlikte, hükümetten herhangi bir siyasi imtiyaz olmaksızın elinden geleni yapmış olduğunu söyledi.
SES Türkiye'ye konuşan Tezcur, "Bundan ötesi PKK'nın kendisini tasfiye etmesidir, ama bu koşullar altında bunu beklemek hiç gercekçi değil," ifadesini kullandı.
Tezcur, "Kamuoyu süreçten hoşnut olsa da, Kürt hareketinin taleplerinin karşılanması konusunda geniş tabanlı bir destek söz konusu değil. Hükümetin böyle bir niyeti varsa, kamuoyunu şimdiden şekillendirmeye başlaması lazım," dedi.
Tezcur, 2014'te genel seçimlere, 2015'te ise yerel seçimlere gidileceğinden, AK Parti'nin barış sürecini herhangi bir önemli adım atmaksızın sürdürmesinin muhtemel olduğunu belirtti. Parti, seçimlerdeki performansına göre de ileriye dönük bir yol çizecek.
PKK artık geri çekilirken sizce bir sonraki adım ne olmalı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorum bölümünde paylaşabilirsiniz.


























SES Türkiye'de yayınlanan haberlerle ilgili yorumlarınızı göndermekten çekinmeyin
Bu forumu, Güneydoğu Avrupa'daki diğer okurlarımızla etkileşime girmek için kullanmanızı umuyoruz. Bu deneyimi ilginç kılmak için, sizlerden yorum politikasında belirtilmiş olan kurallara uymanızı rica ediyoruz. Yorumlarınızı göndermekle, bu kuralları kabul etmiş sayılırsınız. SES Türkiye, hassas konular da dahil olmak üzere bütün konularda tartışmayı teşvik etmekle birlikte, burada yayınlanan yorumlar sadece gönderen kişilerin görüşleridir. SES Türkiye, bu yorumlarda dile getirilen fikirleri, görüşleri veya düşünceleri onaylamak veya bunlara katılmak zorunda değildir. SES Türkiye yapıcı tartışmayı teşvik etmekle birlikte, kopyalanıp yapıştırılmış materyaller, yazısız bağlantılar veya tek satırlık sloganların kullanımından kaçınılmasını teşvik etmektedir. Mesajlarınız Forum Moderatörü tarafından kontrol edilmektedir. İstismarcı, saldırgan bulunan veya küfür içeren yorumlar yayınlanmayacaktır.
SES Türkiye'nin Yorum Politikası